Aslında kim konuştu
Bu cümle, 6 Ekim 2026 tarihli, ICC-PIOS-TCT-01-164/26_Eng numaralı ve “FACTS AND FIGURES” (Rakamlarla Gerçekler) başlıklı bir Yazı İşleri broşürü olan The Court Today bülteninde yer almaktadır. İmzasızdır. Aynı belgede Yazı İşleri Müdürü Osvaldo Zavala Giler'in adı geçmekte, New York'taki Birleşmiş Milletler irtibat ofisi listelenmekte ve 125 Taraf Devlet sayılmaktadır. Bu satırın altında hiçbir Ön Yargılama, Yargılama veya Temyiz Dairesinin imzası bulunmamaktadır. Kamuoyunu bilgilendirme amaçlı bir bülten dökümü, suçluluk hükmü anlamına gelmez.
21 Kasım 2024 tarihinde, Ön Yargılama Dairesi I, İsrail'in Roma Statüsü'nün 18. ve 19. maddeleri kapsamındaki itirazlarını reddetmiş ve Başbakan Benjamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararları çıkarmıştır. Bu, yalnızca bir savcının başvurusu üzerine atılmış yargılama öncesi bir adımdır. Bir duruşma süreci değildir. Bir mahkûmiyet kararı değildir. Ancak Yazı İşleri Bürosu, bu yakalama kararlarını "gerçekler" başlığı altına yerleştirmiştir.
Kelimelerin ifade etmediği anlam
Bu ifade tarzı, "en az 8 Ekim 2023'ten en az 20 Mayıs 2024'e kadar işlenen insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları" nı kesin olarak kanıtlanmış bir olay gibi sunmaktadır. Dairenin kendi basın açıklaması ise çok daha dardır: "Bay Netanyahu ve Bay Gallant'ın her birinin cezai sorumluluk taşıdığına inanmak için makul gerekçeler" bulunduğunu belirtmiştir. Makul gerekçeler yalnızca yakalama kararı çıkarma eşiğidir. Makul şüphenin ötesinde bir kanıt değildir. Açık mahkemede test edilmiş deliller neticesinde varılmış bir tespit hiç değildir. Mahkemenin yakalama kararları kitapçığı bu sınırı doğrudan Mahkemenin kendi ifadeleriyle şöyle açıklar:
“Yakalama gerçekleşmeden adli süreç işletilemez, UCM hakimleri suçluluk veya masumiyet konusunda bir tespitte bulunamaz ve mağdurlar dinlenemez.”
Netanyahu ve Gallant tutuklanmamış ve yargılanmamıştır. Buna rağmen belge, bir savcının öne sürdüğü tarih aralığı boyunca suçların "işlendiğini" yazmaktadır. İsrail taraf bir devlet değildir. Jewish Virtual Library, İsrail'in Mahkeme'nin kendi personeli üzerindeki yetki iddialarını reddettiğini ve ABD'nin "mahkemenin yargı yetkisi yalnızca buna rıza gösteren veya BM Güvenlik Konseyi tarafından sevk edilen ülkelerle sınırlandırılmalıdır" şeklindeki tutumunu aktarmaktadır. Ağustos 2025'te ABD Dışişleri Bakanlığı, UCM yetkililerine yaptırım uygulamış; kütüphane bu adımı İsraillilere yönelik yakalama kararı kampanyasına karşı bir hamle olarak kaydetmiştir. Daha sonraki temyiz süreçlerinin ardından İsrail Başbakanlık Ofisi sürecin "adli değil, siyasi" olduğunu vurgulamıştır.
Bültenin görmezden geldiği gerçekler
Savaş 8 Ekim'de başlamadı. 7 Ekim 2023'te Hamas liderliğindeki teröristler yaklaşık 1.200 kişiyi katletti ve 251 kişiyi kaçırdı. Yazı İşleri Bürosu'nun saati ise ancak ertesi sabah işlemeye başlıyor. Hamas, bu savaşın ilk cümlesinde yer alması gereken taraftır, dengeleyici bir dipnotta değil. Mahkemenin aynı soruşturması Hamas komutanlarına yönelik yakalama kararlarını da içermektedir; ancak bilgi formundaki İsrail maddesi, bu katliamı sanki zaten "işlenmiş" olduğu öne sürülen "iddia edilen" suçların çevresindeki önemsiz bir arka plan gibi ele almaktadır. NGO Monitor, bu yakalama kararlarının, Mahkemeyi İsrail'e karşı siyasi bir araç olarak gören terör bağlantılı STK'ların yıllar süren lobi faaliyetlerini takip ettiğini belgelemektedir. İsrail'in Gazze'deki askeri harekatı; katleden, tecavüz eden ve rehineler alan İslamcı bir terör rejimine karşı meşru müdafaadır. Yazı İşleri Bürosu ise bir Ön Yargılama Dairesi yakalama kararını almış, suçlama tarih aralığının üzerine kesin olarak "işlenmiş" yazmış ve bunu "gerçekler" etiketli bir bültende kesin olgu olarak pazarlamıştır.