Balfour Deklarasyonu, Britanya Dışişleri Bakanı Arthur Balfour'un Lord Rothschild'e gönderdiği ve 2 Kasım 1917 tarihini taşıyan bir mektuptu. Mektupta Britanya hükümetinin “Filistin'de Yahudi halkı için bir ulusal yurt kurulmasını” “olumlu karşıladığı” ve bunu gerçekleştirmek için “elinden gelen tüm çabayı” göstereceği belirtiliyordu. Aynı cümlede iki güvence de yer alıyordu: Filistin'deki mevcut Yahudi olmayan toplulukların medeni ve dinî haklarına veya Yahudilerin başka ülkelerde sahip olduğu haklara ve siyasi statüye zarar verecek hiçbir şey yapılmamalıydı. Avalon Project tarafından korunan mektubun tam metni, her iki taahhüdü de özgün ifadeleriyle gösterir.
Mektubun vaat ettikleri ve tanımsız bıraktıkları
Mektup bir ulusal yurdu destekliyordu; “devlet”, “egemenlik” veya “self-determinasyon” sözcüklerini kullanmıyor ve bölgenin gelecekteki anayasal yapısını tanımlamıyordu. Bu nedenle metin, derhal devlet kurulacağının ilanı olarak görülemez. Birinci Dünya Savaşı sırasında Britanya hükümetinin benimsediği bir politika açıklamasıydı ve Siyonist Federasyon'a iletilmek üzere Rothschild'e gönderilmişti.
Güvenceler belirgindi, ancak ifadeleri simetrik değildi. Madde, mevcut Yahudi olmayan toplulukların medeni ve dinî haklarını anıyor; siyasi haklarından açıkça söz etmiyordu. Ayrı olarak, Yahudilerin diğer tüm ülkelerdeki hakları ve siyasi statüsü korunuyordu. Bunlar mektubun kendi hükümleridir; iki topluluktan hiçbirine egemenlik vermiyordu.
Taahhüt uluslararası bir çerçeveyi nasıl kazandı?
Milletler Cemiyeti'nin Filistin Mandası, 24 Temmuz 1922'de onaylandı ve 29 Eylül 1923'te yürürlüğe girdi; önsözünde 1917 Deklarasyonu'na atıfta bulunuyordu. 2. madde, Britanya'ya Yahudi ulusal yurdu için gerekli koşulları sağlama, özyönetim kurumlarını geliştirme ve tüm sakinlerin medeni ve dinî haklarını koruma sorumluluğu veriyordu. 6. madde, uygun koşullar altında Yahudi göçünün kolaylaştırılmasını öngörüyordu. Mandata metni daha sonraki ve ayrı bir belgedir; ilgili taahhütleri bünyesine katmış, ancak 1917 mektubunu bir egemenlik belgesine dönüştürmemiştir.
Devamı: mektubun nasıl kaleme alındığı, Britanya'nın bunu neden yayımladığı ve diğer savaş dönemi taahhütleriyle nasıl ilişkili olduğu.